<%@ Language=JavaScript %> Atatürk Köşesi Bağdaşen Köyü Bağdaşen Köy¨¹

 

ATATÜRK KÖŞESİ

Bağdaşen Köyü  Ardahan ... Cennet vatanın cennet bir köşesi ...

         

 

KRONOLOJİSİ


1881    Atatürk'ün doğumu

1893    Askeri rüştiyeye öğrencisi oluşu

1899    Harbiye'ye geçişi.

1902    Erkan-ı Harbiye'ye girişi

1906    Üç dört arkadaşıyla Şam'da gizli olarak Vatan ve Hürriyet adındaki cemiyeti kurması

1907    Askeri rütbesi kolağası oluşu ve yine aynı yıl içinde görevinin Makedonya'daki 3. Orduya nakli, Cemiyetinin Merkezi Selanik'te İttihat ve Terakki Cemiyeti ile birleşmesi.

23 Temmuz 1908    Yukarıdaki gizli ve siyasi faaliyetlerinin sonucu 2. Meşrutiyetin, padişah Abdülhamit'e kabul ve ilan ettirilmesi.

13 Nisan 1909    İstibdat taraftarlarının yeni rejime karşı ayaklanmaları Rumeli'den bunları bastırmak için yola çıkan Hareket Ordusunun Kurmay Yüz başkanlığına deruhte etmesi ve bu ayaklanma da önemli bastırıcı rol oynaması

1911    Trablusgarb savaşına iştirak etmesi ve oradaki kuvvetlerimizin Kurmaylığını üzerine alması. Bu arada rütbesinin binbaşılığa yükseltilmesi.

24 Ekim 1912    Balkan Savaşının başlaması üzerine İstanbul'a dönmesi ve Bolayır'da toplanmış olan kuvvetlerimizin hareket şubesi müdürlüğüne tayin edilmesi.

27 Ekim 1913    Sofya Ataşelikleri görevlerinin uhdesinde toplanması bu arada rütbesinin yarbaylığa yükselmesi

2 Şubat 1915    Tekirdağ'da kurulması kararlaştırılan yeni bir tümenin komutanlığına tayini. Onun teşkil ettiği ve 19. Tümen adını alan bu tümen Çanakkale savaşlarında parlak başarılar göstermiştir

1 Haziran 1915    Çanakkale savaşlarında gösterdiği büyük başarılardan dolayı rütbesi albaylığa yükseldi

1 Nisan 1916    Çanakkale savaşları zaferlerimizle bittiğinden Diyarbakır'daki kolordunun komutanlığına tayin edilmiştir. Oraya giderken de rütbesi generalliğe yükseltildi.

6-7 Ağustos 1916    Rusların Diyarbakır istikametindeki taarruzlarını kırarak Bitlis ve Muş'u düşman işgalinden kurtardı. Bu başarısı üzerine 2. Ordu komutanlığına atandı

31 Ekim 1918    Mondros Mütarekesini müteakip Yıldırım Orduları Grubu Başkomutanlığını devir alması

16 Mayıs 1919    Acı mütareke günlerinin bir kısmını çok üzgün olarak geçirdiği İstanbul'dan 3. Ordu Müfettişliği göreviyle Bandırma vapuruyla geçti

19 Mayıs 1919    Kurtuluş Savaşının başlangıç noktası olan Samsun'a çıkmaları

21 Mayıs 1919    Erzurum'daki 15.Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ile temas etmesi.

23 Mayıs 1919    Ankara'daki 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa ile temas etmesi

28 Mayıs 1919    Türk Milletini işgallere protesto için mitingler yapmaya davet etmesi

3 Haziran 1919    Doğu vilayetlerinde bir Ermeni Hükümetinin kurulması ve İngiliz himayesi fikirlerine muarız olduğunu beyan etmesi

21 Haziran 1919    Yurdun bağımsızlığını kurmak için Türk Milletini kendisiyle birlikte çalışmaya davet eden tarihi beyannameyi yayınlaması

8-9 Temmuz 1919    Erzurum'dan askeri görev ve askerlik mesleğinden istifa ettiğini İstanbul Hükümetine bildirmesi

23 Temmuz 1919    Başkanlığını yaptığı Erzurum Kongresinde millet iradesine dayanan bir millet meclisiyle kuvvetini, gene millet ,iradesiyle oluşan bir hükümetin kurulması lüzumunu ilk hedef olarak ilan etmesi

4 Eylül 1919    Sivas Kongresinde yurdun muhtelif bölgelerinde kurulmuş olan müdafaa cemiyetlerini Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirip bütün millet kuvvetlerini bir elde idare etmek imkanını sağlaması.

11 Eylül 1919    Çalışmalarını bitiren Sivas Kongresi delegeleri tarafından seçilen Temsil Heyeti Başkanlığına getirilmesi

15 Eylül 1919    Bu tarihten itibaren Temsil Heyeti, Türk Milletinin yetkili makamı olarak ilan edildi.

7 Aralık 1920    Temsil Heyeti ile birlikte Ankara'ya yerleşmesi ve bu şehri milli harekatın merkezi yapması

23 Nisan 1920    Ankara'da Büyük Millet Meclisinin törenle açılması ve bu meclise başkan seçilmesi

20 Ocak 1920    "Egemenlik Kayıtsız, Şartsız Milletindir" idare usulü halkın mukadderatını bilfiil elinde tutulması esasına dayanır, kayıtlarını taşıyan ilk demokratik Anayasayı Meclise kabul ettirmesi

5 Ağustos 1921    İlerleyen Yunan Taarruzu karşısında T.B.M. Meclisinin O'na Başkumandanlık görevini verdi

19 Eylül 1921    İlerleyen Yunan Taarruzu karşısında T.B.M. Meclisinin O'na Başkumandanlık görevini verdi

19 Eylül 1921    Sakarya Zaferinden altı gün sonra T.B.M. Meclisinin çıkardığı bir kanunla Mareşallik rütbesi ve Gazilik unvanı verildi

27-28 Eylül 1922    Gecesi büyük taarruz savaşının planlarını hazırladı.

26 Ağustos 1922    Cumartesi sabahı Kocatepe'den büyük taarruz emrini verdi. 30 Ağustos 1922 - Dumlupınar'da ateş hatları arasında idare ettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesini kazandı

1 Eylül 1922    Muzaffer Türk Orduları "İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ'DİR İLERİ" emrini verdi.

10 Eylül 1922    Halkın çılgınca alkışları arasında İzmir'e girdi

2 Ekim 1922    Ankara'ya dönüşlerinde eşsiz merasimle karşılanmışlardır.

1 Kasım 1922    Saltanatın kaldırılmasını temin eden Kanunu Meclis karşısında müdafaa kabul ettirmiştir

13 Ekim 1923    20:30 da "CUMHURİYET" ilan edilmiş ve Türkiye'nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

3 Mart 1924    Cumhuriyet rejiminin Türkiye'de kökleşip yerleşmesi için şart olan hilafetin kaldırılmasını sağlamıştır. Aynı yıl içerisinde medreseleri kapattırarak milli eğitim alanındaki birliği sağlama yolunu açmıştı. Gene bu suretle laik ve modern esaslara göre eğitim ve öğretim yapan müesseselerin kurulmasına zemin hazırlamıştır.

1 Mayıs 1924    Orta Çağın dini hukuk geleneklerine göre çalışan Şer'iye mahkemelerini kaldırdı.

26 Ağustos 1924    Milli sermayeyi çoğaltmak özel teşebbüsleri teşvik ederek kurmak ve Türk bankacılığını geliştirmek amacıyla İş Bankasını kurdu

5 Mayıs 1925    Memlekette modern çiftçiliği geliştirmek maksadıyla yapılacak teşebbüslere bir örnek olmak üzere kendi parasıyla bir Orman Çiftliği kurdurttu

1925    Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasıyla ilgili kanun kabul edilerek batıl inanç ve taassup yatakları ortadan kaldırıldı

25 Aralık 1925    Medeni kıyafeti getirdi

26 Aralık 1925    Miladi takvim ve modern saat ölçüsünü değiştiren kanun kabul edildi

17 Şubat 1926    Türk Medeni Kanununun kabul edilmesiyle Türk milleti ümmet devrinden çağdaş medeniyete geçirildi

1 Kasım 1928    Çıkarılan bir kanunla Türk Milletinin kolayca okuyup yazmasını temin edecek olan yeni Türk alfabesi kabul edildi

12 Temmuz 1932    Yüzyıllardan beri ihmal edilmiş olan Türk dilini geliştirmek ve bu gelişmeyi kolaylaştırmak için lüzumlu gördüğü Türk Dil Kurumunu meydana getirdi

1934    Kasım ayında Türk kadınına siyasi hakları tanıyan yasa çıkarıldı

24 Kasım 1934    Hayatı boyunca Türk Milletine yaptığı eşsiz hizmetler göz önüne alınarak her Türk vatandaşının bir soyadı aldığı sırada T.B.M.M. O'na ATATÜRK soyadını verdi.

1934    Avrupa'da baş gösteren siyasi buhran karşısında Balkan Antantının kurulmasında en önemli rolü oynadı

1936    Montrö Antlaşması ile boğazların tahkiminin sağlanmasını temin etti

1936    Sadabat Paktıyla memleketimiz için gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasında nazım rol oynadı

4 Temmuz 1938    Türkiye'nin ayrılmaz bir parçası olan Hatay'ın bağımsız bir Türk devleti olmasını sağlamıştı ki bu vatan parçası ölümlerinden sonra Anavatana katılmak imkanını bu sayede buldu

1938    Yurt içinde her zaman yaptığı inceleme gezilerinin birinde hastalanmış bu rahatsızlığı Mayıs ayına kadar sürmüştü

5 Eylül 1938    Saraya gizlice çağırttığı bir notere vasiyetnamesini yazıp vermişti

16 Ekim 1938    Gittikçe ağırlaşan hastalığı karşısında günlük raporlar neşredilmesine başlanmıştı.

8 Kasım 1938    Günü durumu çok ağırlaşmış ve neşredilen rapor üzerine bütün yurdu ağır bir acı kaplamıştı

10 Kasım 1938    Günü nihayet korkunç sonuç bütün acılığıyla gerçekleşmiş, Atatürk perşembe sabahı saat 9.05'te hayata gözlerini yummuştu.

      

GENÇLİĞE HİTABESİ

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet,  muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetln imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanin, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün ordulari dagitilmiş ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hiyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

            Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk istiklâ  ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç oldugun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!

K. ATATÜRK
20 Ekim 1927

 

              SÖZLERİ

• Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, mutluluğa eriştirmek için iki orduya ihtiyaç vardır. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri milletin geleceğini yoğuran kültür ordusu...

• Bir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuna bağlıdır. 1923

• Öğretmenler her fırsattan yararlanarak halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutan bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır. 1927

• Milli eğitimde süratle yüksek bir seviyeye çıkacak olan bir milletin, hayat mücadelesinde maddi ve manevi bütün kudretlerinin artacağı muhakkaktır. 1928

• Milli eğitim ışığının memleketin en derin köşelerine kadar ulaşmasına, yayılmasına özellikle dikkat ediyoruz. 1924

• İlk ve orta öğretim mutlaka insanlığın ve medeniyetin gerektirdiği ilmi ve fenni versin, fakat o kadar pratik bir şekilde versin ki, çocuk okuldan çıktığı zaman aç kalmaya mahkûm olmadığına emin olsun. 1922

• Yeni nesil, en büyük Cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır. 1924

• Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askeri, siyasi, idari inkılâplar sizin, sayın öğretmenler, sizin sosyal ve fikri inkılâptaki başarılarınızla pekiştirilecektir. Hiçbir zaman hatırlarınızdan çıkmasın ki, Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister. 1924

ATATÜRK' ÜN LAİKLİK İLE İLGİLİ SÖYLEDİKLERİ
• Türkiye Cumhuriyetinde, her yetişkin dinini seçmekte hür olduğu gibi, belirli bir dinin merasimi de serbesttir. Yani, ibadet hürriyeti vardır. Tabiatiyle ibadetler, güvenlik ve genel adaba aykırı olamaz; siyasi gösteri şeklinde de yapılamaz. Geçmişte çok görülmüş olan bu gibi durumlara artık Türkiye Cumhuriyeti asla katlanamaz.

• Bir de, Türkiye Cumhuriyeti dahilinde, tüm tekkeler ve zaviyeler ve türbeler kanunla kapatılmıştır. Tarikatlar kaldırılmıştır. Şeyhlik, dervişlik, çelebilik, halifelik, falcılık, büyücülük, türbedarlık vesaire yasaktır. Çünkü bunlar gericiliğin kaynakları ve cehaletin damgalarıdır. Türk milleti, böyle müesseselere ve onların mensuplarına katlanamazdı ve katlanmadı. 1930

• Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sade din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.

• Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir. 1930

• Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiç kimse hiçbir kimseyi, ne bir din, ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz. 1930

• Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, İlerleme ve canlığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğu kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olamaz.

• Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler. İğrenç kimselerdir. İşte bu duruma karsıyız ve buna müsaade etmiyoruz. 1930

ATATÜRK' ÜN TÜRK DİLİ İLE İLGİLİ SÖYLEDİKLERİ
• Türk milletinin dili Türkçe'dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir.Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır... Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği sayısız felaketler içinde ahlakının, geleneklerinin, hatıralarının, çıkarlarının, kısaca bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk dili Türk milletinin, kalbidir, zihnidir. 1929

• Türk dili zengin, geniş bir dildir. Her kavramı ifade kabiliyeti vardır. Yalnız onun bütün varlıklarını aramak, bulmak, toplamak, onlar üzerinde çalışmak lazımdır. 1930

• Milli duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli duygusunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil bilinçle işlensin. Ülkesini yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. 1930

• Türk dilinin sadeleştirilmesi, zenginleştirilmesi ve kamuoyuna bunların benimsetilmesi içn her yayın vasıtasından faydalanmalıyız. Her aydın hangi konuda olursa olsun yazarken buna dikkat edebilmeli, konuşma dilimizi ise ahenkli, güzel bir hale getirmeliyiz. 1938

ATATÜRK' ÜN BİLİM VE TEKNOLOJİ İLE İLGİLİ SÖYLEDİKLERİ • Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışındat yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız ilmin ve fennin, yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemeleri zamanında takip etmek şarttır. Bin, iki bin, binlerce yıl önceki ilim ve fen lisanının koyduğu kuralları, şu kadar bin yıl sonra bugün aynen uygulamaya kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak değildir. 1924

• Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız... Aksine yükselmiş, ilerlemiş medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde yaşayacağız.. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur.

• Hiçbir tutarlı kanıta dayanmayan birtakım geleneklerin, inanışların korunmasında ısrar eden milletlerin ilerlemesi çok güç olur; belki de hiç olmaz. İlerlemede geleneklerin kayıt ve şartlarını aşamayan milletler, hayatı, akla ve gerçeklere uygun olarak göremez.. Hayat felsefesini geniş bir açıdan gören milletlerin egemenliği ve boyunduruğu altına girmeye mahkûmdur. 1922

• Başarılı olmak için aydın sınıfla halkın zihniyet ve hedefi arasında doğal bir uyum sağlamak lazımdır. Yani aydın sınıfın halka telkin edeceği idealler, halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalıdır. 1923

 

         ATATÜRK'ÜN NUTKU

 

Türk Milleti!

Kurtuluş Şavaşı'na başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun!

Şu anda, büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.

Yurttaşlarım!

Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bundaki muvaffakiyeti, Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkârane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımzı asla kâfi göremeyiz; çünkü, daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz.

Yurdumuzu, dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi, en geniş, refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmis asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle daha çok çalışacağız, daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur.

Çünkü,Türk milletinin karakteri yüksektir; Türk milleti çalışkandır; Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin, yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebaruz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihî bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtrî zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini ve millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek millî ülkümüzdür. Türk milletine çok yakışan bu ülkü, onu, bütün beşeriyette, hakikî huzurun temini yolunda, kendine düşen medenî vazifeyi yapmakta muvaffak kılacaktır.

Büyük Türk milleti!

On beş yıldan beri, giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiç birinde milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, millî ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medenî âlem az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Türk milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !

Düzenleyen:Cem Hakkı Ankara

 


 

 

   

 

 

 

 

 

 

 

Bağdaşen Köyü ... www.bagdasen.com ... Ardahan-Bağdaşen Köyü web sitesine hoş geldiniz ....  Fikir ve görüşlerinizi ziyaretçi defterine yazabilirsiniz ...  Mesafeleri yok eden memleket hasretini gidermek isteyen herkese bir adres  www.bagdasen.com ... Tıklayın ...

ANASAYFA ARDAHAN
KÖYÜMÜZÜN TANITIMI ARDAHAN HABER
KÖYÜMÜZDEN RESİMLER ARDAHAN BELEDİYESİ
KÖYÜMÜZDEN VİDEOLAR ARDAHAN TARIM
KÖYÜMÜZDEN HABERLER ARDAHAN RESİMLER
KÖYÜMÜZ YEMEKLERİ ARDAHAN EMNİYET
KÖYÜMÜZ ŞİVESİ ARDAHAN MEB
KÖYLÜLERİMİZİN FİRMALARI ARDAHAN TURİZM
SİZDEN GELENLER ARDAHAN ESNAFLAR
KENDİNİZİ TANITIN AHISKALILAR
ZİYARETÇİ DEFTERİ ARDAHAN ÖNEMLİ LİNKLERİ
KÖYÜMÜZ DERNEĞİ ARDAHAN FM
KÖYÜMÜZ EŞRAFI ATATÜRK KÖŞESİ